Uluslararası Dini Musiki Sempozyumu Düzenlendi

Uluslararası Dini Musiki Sempozyumu üniversitemiz çatısı altında gerçekleştirildi. İlahiyat Fakültesince organize edilen sempozyum üç ayrı salonda üç gün boyunca sürdü. Sempozyuma ulusal ve uluslararası bilim dünyasından birçok bilim insanı katılarak dini musiki alanında çalışmaları kapsayan tebliğlerini sundular.

Kongre ve Kültür Merkezinde yapılan açılış toplantısına Vali Dr. Osman Varol, Belediye Başkanı Cafer Özdemir, Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Metin Orbay, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şuayip Özdemir, kamu kurum kuruluş temsilcileri, bilim insanları, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

Sempozyum, Hakkari’de şehit olan sekiz askerimiz başta olmak üzere, ülkemizi yurt içi ve dışında savunurken şehit düşen tüm güvenlik güçlerimizin ve vatandaşlarımızın ruhu için okunan Kur’an tilavetiyle başladı. Ardından sempozyum,  Amasya tasavvuf müziğinin önde gelen isimlerinden Şef Ahmet Bilen ve ekibince icra edilen müzik dinletisiyle devam etti.

musiki1

Açılış konuşmalarını sıralı olarak İlahiyat Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Şuayip Özdemir, Rektörümüz Prof. Dr. Metin Orbay, Belediye Başkanımız Cafer Özdemir ve son olarak Valimiz Dr. Osman Varol yaptı.

Tek Derdimiz Amasya'ya Hizmet Etmek

İlahiyat Fakültesinin kuruluşundan bugüne yaptığı çalışmalarla ilgili bilgi veren Dekan Özdemir; inşaat çalışmaları hızla süren yeni İlahiyat Fakültesi binasının 2018-2019 akademik yılına hazır olacağını söyledi.

Özdemir; ‘’Amasya, Osmanlı’da nasıl bir ilim, irfan şehri, alimler merkeziyse; şimdi de genç İlahiyat Fakültemizin de katkılarıyla aynı etkiye yeniden kavuşturmak istiyoruz. Bunu yaparken de Amasya’nın yöneticilerinin ve halkımızın desteğine ihtiyacımız var. Rektörlüğümüzden, Belediye Başkanlığımızdan, Valiliğimizden açık açık şu desteği bekliyoruz.  Bir tarafında yazma eserlerin olduğu, bir tarafında matbu eserlerin olduğu, araştırmacılar için cazibe merkezi olan bir ihtisas kütüphanesine ihtiyacımız var. Amasya bu desteği verir, bunu biliyoruz. Hiç kimse yapmazsa da Sayın Rektörümüz yapar. Yapacağına da inanıyorum. Biz, samimi duygularla Amasya’mıza hizmet etmek istiyoruz. Zengin bir kültürel birikim oluşturmak istiyoruz.’’ dedi.

musiki2

Bakarız Dediğimizi de Yaparız

Dekan Özdemir’den sonra kürsüye davet edilen Rektörümüz Orbay; Özdemir’in konuşmasına gönderme yaparak ‘’Şuayip Hocamızın dediğine bakarız, bakarız dediğimizi de yaparız.’’ sözleri salonca alkışlandı.

Dini musiki tarihinin insanlık tarihi kadar eski ve köklü olduğunu kaydeden Orbay; dini musikinin yaşandığı coğrafyanın, musikide ortaya çıkan ritüelleri de şekillendirdiğini söyledi.

Türklerin İslam’la tanışmadan önce de bir musiki gelenekleri olduğunu ifade eden Orbay; ‘’Türkler, İslamiyet’in kabulüyle birlikte geçmişten gelen bilgi birikimlerini de harmanlayarak İslamiyetin sevilmesi, yaygınlaştırılması ve sürdürülebilmesi noktasında önemli katkılarda bulundular. Geçmişten gelen önemli bir hafıza var. Batı’da akıl hastalarının öldürüldüğü, zincire bağladığı bir dönemde bu medeniyetin insanları dini musikiyle tedavi yöntemleri uygulamıştır. Bunun en bariz örneği de Sabuncuoğlu Şerefeddin’dir. Bu kökleri dünden bugüne taşımak, bugünden yarına sürdürebilmek noktasında bilimsel çalışmalar önem taşıyor. Dolayısıyla geçmişteki değerlerin tanınması, yaygınlaştırılması noktasında bu sempozyumun önemli bir katkı sağlayacağı düşünüyorum.’’ cümlelerini kaydetti.

Belediye Başkanı Cafer Özdemir de bir konuşma yaparak Amasya’nın tarih ve kültür şehri kimliğine sahip olduğunu ve bu sempozyumun faydalı olacağı düşüncesinde olduğunu belirtti.

musiki0

Üniversitemiz Göğsümüzü Kabartıyor

Valimiz Dr. Osman Varol ise şunları kaydetti:

“Üniversitemizin, göğsümüzü kabartarak yapmaya devam ettiği akademik etkinliklerden bir tanesindeyiz. Sempozyumun konusu çok önemli. Hayatın çok önemli iki alanını bir araya getiren konu üzerinde çalışacak buradaki arkadaşlarımız. Özelikle Türk-İslam medeniyetinde çok ciddi bir noktaya gelmiş olan dini musiki konusu, bize ecdadımızdan kalan çok önemli bir mirastır. Bu mirasların gelecek nesillere aktarılabilmesi için detaylı bir şekilde akademisyenlerimiz tarafından çalışılması ve bunların dokümanlar haline getirilip gelecek kuşaklara aktarılması gerekmektedir.

İnsanoğlunun hangi işi yaparsa yapsın, içerisinde heyecan ve heves taşımadıkça başarılı olamayacağını düşünenlerdenim. Çok sevgili hocamız ve onun gibi yöneticiler Türkiye’de, bu heyecanla işlerini yapmaya devam ettikçe, hangi alanda çalışıyorlarsa o alanda bizi muvaffakiyete erdireceklerdir. İşte bu çalışmada böyle bir heyecanın eseri. Bu tür çalışmaların sürmesini diliyorum. İlimizin kültürel ve bilimsel hayatını zenginleştiren, sık sık düzenlenen bu akademik çalışmalardan ötürü Sayın Rektörümüze ve ekibine teşekkür ediyorum. Sempozyumun gerçekleşmesinde emekleri olan çok kıymetli dekanımıza ve ekibine, başka illerden buraya sempozyum için gelen hocalarımıza da ayrıca teşekkür ediyorum. Sempozyumumuzun hem akademik yönüyle çok verimli bir sonuç ortaya çıkarmasını, hem de buraya gelen misafirlerimizin keyifli vakit geçirmesini diliyor, saygılarımı sunuyorum.”

Açılış konuşmaların ardından bilimsel programa geçildi. Burhan Özbakır, Amasyalı Şükrüllah ve Neyzen Osman Yıldız isimleri verilen salonlarda oturumlar gerçekleştirildi.

musiki5

Turabi Hoca Dedesi Keçeci Hoca'yı Anlattı

Türkiye’de musiki alanındaki çalışmaları, besteleri, yetiştirdiği öğrencileri ve dinî musiki alanında ilk profesör olmasıyla tanınan kendisi de bir Amasyalı olan Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi’nin konuşmacı olduğu oturum yoğun ilgiyle izlendi. Turabi; Amasya Gümüşhacıköylü Keçeci Hoca’nın Hayatı ve İlahileri başlıklı tebliğinde musikiye ilgisinin “Keçeci Hoca” lakabıyla bilinen dedesi Mehmet Turabi ile başladığını söyledi.

Dr. Turabi; ‘’Zira dedem Keçeci Hoca, genç yaşlarında intisap ettiği tarikin cehri zikirleri çerçevesinde pek çok ilahi, kaside, nefes, mersiye öğrenmiş ve tekkeler kapatılana kadar cuma geceleri ilçemizde Tekke Camii’nde meydan açmış. Yaşlılığına yetiştiğim dedemi; zarafeti, kibarlığı, irfanı ve bilhassa mırıldandığı ilahileriyle hatırlarım. Şükürler olsun ki dedemden kayda alarak derlediğimiz üç ilahi, Amasya İlahileri albümünde seslendirilmiştir.’’ dedi.

Keçeci Hoca’nın 1 Temmuz 1881 tarihinde Gümüşhacıköy’de dünyaya geldiğini söyleyen Prof. Dr. Turabi dedesiyle ilgili şu bilgileri verdi:

‘’Dedem Keçeci Hoca’nın babası Kanlıoğlu Alemdarzade lakabıyla bilinen Çarıkçı İbrahim Ağa’dır. Annesi Hafize Hanım’dır. Keçeci Hoca’nın dedesinin iki tane daha kardeşi vardır ve onlar İstanbul’da Fatih Medreseleri dediğimiz Sah-ı Seman Medreselerinde okumuşlardır. Bir tanesi Hattat Salih Efendi’dir. Gümüşhacıköy müftiyesinde müderristir. Diğer kardeşi ise Merzifon’da ve Tosya’da kadılık yapmıştır.

Ailenin lakabı aslında Alemdaroğulları’dır. Gümüşhacıköy’ün Alevi sancağı bizim ailededir. Bu iki kardeş 93 Harbi’nden kanlı elbiseleriyle döndükleri içinde aileye Kanlı Alemdaroğulları denmiştir.

Keçeci Hoca, mahalle mektebinde aldığı okuma yazma ve dini eğitimine Gümüş nahiyesinde bulunan Haliliye Medresesinde devam etmiştir. 20 yaşına kadar eğitimiyle beraber öğrencilere sanat ya da zanaat öğretmek amacıyla bir keçeci ustasının yanında çıraklık ve kalfalık eğitimi de almıştır. Bundan dolayı da lakabı Keçeci Hoca kalmıştır. Aynı zamanda hüsn-ü hat konusunda da oldukça kabiliyetlidir. Kendisinin yazdığı hatlar ve meşk çalışmaları hala bizde mevcuttur.

1907 yılında 16 yaşındayken Tekke Camii’nde müezzin olarak göreve başlamıştır. I. Balkan Harbi’nde gazi olmuştur. Bu savaştan dönünce aynı camiye imam hatip olarak atanmıştır. 1972 yılında emekli olmuştur. 1976 yılında ise Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Keçeci Hoca’yı Keçeci Hoca yapan ona bu irfanı veren tasavvufi yönüdür.’’

Prof. Dr. Turabi, sunumunun ardından Keçeci Hoca’ya ait ilahilerin yer aldığı bir kaydı seyircilerle paylaştı.

musiki67

Sempozyum kapsamında dini musiki dinletisi düzenlendi. Sempozyumda tebliğ de sunan Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi, Dr. Fatih Koca, Doç. Dr. Hüseyin Akpınar, Doç. Dr. Kubilay Kolukırık, Yrd. Doç. Dr. Mustafa Demirci, Yrd. Doç. Dr. Ramazan Kamiloğlu gibi sanatçılar da sahneye çıkarak çeşitli eserleri seslendirdiler.

Amasya Üniversitesi

Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü