Öğretmen Ana Baba Yarısıdır

24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla üniversitemizde bir dizi etkinlik gerçekleştirildi. Bu etkinlikler kapsamında Bitlis’ten Köy Öğretmeni Mihraç Kulu, Amasya Göynücek’ten Köy Öğretmeni Aytül Fırat Göksu ve Şanlıurfa Siverek’ten Köy Öğretmeni Saliç Aktaş geleceğin öğretmen adayı öğrencilerimizle bir araya gelerek deneyimlerini paylaştılar.

öğretmen9 (1)

Eğitim Gönüllüleri Kulübü ve Sosyal Bilimler ve Türkçe Eğitimi Bölümü iş birliğiyle düzenlenen program büyük beğeni aldı. Programı Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kemal Polat, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr.  Mustafa Kandemir, Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Güneş, akademisyenler ve öğrenciler izledi.

Onlar Birer Çalıkuşu

Gün geldi soba yaktılar, gün geldi okulu boyadılar, gün geldi okulu tamir ettiler; ama hiç pes etmediler, öğrencilerinden hiç vazgeçmediler. Onlar birer çalıkuşu; onlar öğretmen candır, annedir, sözünün ete kemiğe bürünmüş hali; öğrencilerini ilk kez tiyatroyla, sinemayla, müzikle tanıştırdılar, müzeye götürdüler, ilk kez uçağa bindirdiler ve onlarca güzel şey; tek dertleri o çocukların gözlerindeki ışığı görebilmekti.

öğretmen9

Şimdi öğretmenlerimizin içten söyleşilerine kulak verelim.

Karneleri Uçakta Verdi

Bitlis’in Tatvan İlçesi Yoncabaşı Köyünde öğretmenlik yapan Mihraç Kulu; Gazi Üniversitesi mezunu bir öğretmen. Kulu, yıllarca kolejlerde öğretmenlik yaptıktan sonra bir köy okuluna atandığını ve hayatının en anlamlı en güzel günlerini de bu köy okulunda yaşadığını anlattı.  

Geleceğin öğretmenlerine seslenen Kulu ‘’Sizler onlar için bir öğretmenden daha ötesi olacaksınız.’’ cümleleriyle başladığı konuşmasında öğrencileriyle birlikte neler yaptığını, neler yaşadığını kendine has içten üslubuyla izleyicilerle paylaştı.

öğretmen1

Köy öğrencilerinin birçoğunun köyün dışına bile çıkmadığını söyleyen Kulu; Ankara’ya gezi düzenlediklerini, çocukların hayali olan birçok şeyi bu gezide gerçekleştirdiklerini anlattı. Ankara gezisinde Anıtkabir’i ziyaret ettiklerini, buz pateni yaptıklarını, müze ziyareti gerçekleştirdiklerini, akvaryuma gittiklerini yani çocukların hayallerinin peşinden gittiklerini söyleyen Öğretmen Kulu; ‘’Onların mutluluğunu görmek her şeye değerdi. Öğrencilerimin en büyük hayali uçağa binmekti; Ankara’ya uçakla gittik. Öğrencilerime karnelerini uçakta 11 bin 600 metre yüksekte verdim.’’ dedi.

Eğitim hayatında annelerin çok önemli olduğunu söyleyen Kulu, genç meslektaşlarına seslenerek şu cümleleri kaydetti:

‘’Mümkün olduğunca anneleri işin içine katmalısınız. Eğer anne okula ısınırsa, annenin okula karşı olumlu bir tutumu varsa bu bizim için artı demektir.''

Öğretmeni meslek hayatında yetiştiren öğrencisidir; öğrencilerim bana hayallerin ne kadar önemli olduğunu, farklılıkların ne kadar önemli olduğunu, hoşgörüyü öğrettiler.’’

Köy Öğretmenliğinden Vazgeçmem

''Tayin isteme ya da eş durumundan merkeze geçme hakkımız var. Ama köyde öğretmen olmayı kendim istiyorum. Müthiş bir kültürel zenginliğimiz var. Rengarenk bir ülkeyiz. Öğretmen olunca vatanın her yeri memleket oluyor. Velileriniz akrabalarınız oluyor. Aile ortamı oluyor. Kopamıyorsunuz.”

öğretmen3

Okulun köydeki değişim ve gelişimin odak noktası olduğunu söyleyen Kulu; ‘’Köye ne gelirse heyecan uyandırır, veliler için öğrenciler için yeni gelen öğretmen, sınıftaki değişim müthiş bir heyecandır.  Bizimki bir köy okulu; ama bizim üç boyutlu yazıcımız var, robotik kodlama atölyeleri yapıyoruz, yaratıcı yazarlık, kâğıt atölyelerimiz var. Akıllı tahtayla çocuklar projeler yapıyor. Üç boyutlu yazıcıda nasıl tasarım yaptıklarını akıllı tahtadan internete bağlanarak arkadaşlarına anlatıyorlar. İmkanları kullanabilmek de çok önemli.’’ dedi.

Çocukların büyük bir vatan sevgisi olduğunu belirten Kulu, yazıcıyla ilk bastıkları şeyin ise Türk Bayrağı olduğunu söyledi.

Siz Onların Kahramanı Olacaksınız

Mihraç Kulu'nun hazırladığı Köy Okullarında İnovasyon ve Teknoloji Odaklı Sınıf Modeli Projesi, Milli Eğitim Bakanlığı Yenilikçi ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünün "Geleceğin Eğitimine Katkı" ödüllerinde, Türkiye genelinde ilk 20 proje arasına girdi.

Bitlis'in Tatvan ilçesinde yurt dışı gezisi için biriktirdiği parayla 600 öğrenciye ilk kez sinema filmi izleme keyfi yaşatan Mihraç Kulu'nun projesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı arasındaki protokolle bütün Türkiye'ye yayıldı.

Mihraç Kulu, imkanlarını tamamen köy çocuklarını sinemayla buluşturmak için harcadığını ve yüzlerce çocuğun hayalini gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduğunu söyledi.

Öğretmen Ana Baba Yarısıdır

Çocuğun mutluluğunun her şeyden daha çok kıymetli olduğunu belirten Mihraç Öğretmen ‘’Öğretmen olmak sabırlı olmak demek, dirayetli olmak demek, zorluklara göğüs germek demek. Bunların hepsini başardığınızda öğretmen oluyorsunuz. Öğretmen ana baba yarısıdır. Siz köyde öğretmenlik yaptığınızda oranın kahramanı olacaksınız.’’ cümleleriyle sunumu noktaladı.

Köy Öğrencilerinin Dünyaya Açılan Kapısı Öğretmenleridir

öğretne4

Üniversitemiz Eğitim Fakültesi mezunu Aytül Fırat Göksu ise Amasya’nın Göynücek İlçesinin Karaşar Köyünde öğretmenlik yapıyor.

İlk öğretmenliğe Diyarbakır’ın Lice ilçesinin bir köyünde başladığını söyleyen Aytül Öğretmen ‘’Evet köy öğretmeni olmak zordur, meşakkatli bir yoldur; ama çocukların gözündeki ışıltıyı gördüğünüzde tüm kaygılarınız bitiyor. Bir başladınız mı gerisi çorap söküğü gibi geliyor. Köy öğrencilerinin benim için her zaman ayrı bir yeri vardır; çünkü onların dünyaya açılan kapıları öğretmenlerdir. ‘’ dedi.

Aytül Öğretmen de çocuklarına ilkleri yaşatan bir öğretmen. Onları tiyatroyla tanıştırmakla kalmayıp okulun bir sınıfını tiyatroya bile çevirmiş. Türk tiyatrosunun usta sanatçılarının resimleriyle süslediği bu sınıfta öğrencilerinin etkinlikleri daha hevesli yaptıklarını söylüyor.

Muhabirleri öğrenciler olan Cemre adını verdikleri bir okul gazetesi çıkardıklarını da söyleyen Aytül Öğretmen, minik muhabirlerin haber bulmak için canla başla çalıştıklarını; aralarında Rektörümüzün de olduğu birçok protokol üyesiyle röportajlar yapıklarını da sözlerine ekliyor.

Öğrencilerin sadece eğlence ve oyun yerlerini merak etmediklerini belirten Aytül Öğretmen ve öğrencileri bu kapsamda karakol ziyareti bile yapmışlar.

Öğrenciler Okula Daha Mutlu ve Coşkulu Geliyor

Rengarenk dış cephesi olan bir okulda öğretmenlik yapan Aytül Öğretmen, okulun dış cephe boyasını ise üniversitemiz Tasarım MYO’dan hocalarımızla ve gönüllü öğrencilerimizle birlikte yaptıklarını belirtti. Öğrenciler okula artık daha mutlu ve coşkulu geliyormuş.

boyama12

Aytül Öğretmen etkinlikleri yapmaya başlayınca gerisinin çorap söküğü gibi geldiğini bir öğretmen olarak bu çocuklara daha farklı ne katabilirim, bakış açılarını nasıl geliştirebilirim, dünyaya daha pozitif bakabilecek hale nasıl getirebilirim şeklinde düşünmeye başladığını da sözlerine ekliyor.

Sanat çalışmalarına özellikle önem verdiğini belirten Aytül Öğretmen; ‘’Sanat ve kültür çocuklarda geliştirilebilecek ve özgüven yaratabilecek bir kavram. Sanat ve kültür ortamından çocuklarımızı mahrum bırakmamalıyız. Köye tiyatro çağırdık; tiyatrocuların minibüsü köye girince bırakın çocukları köy halkı bile çok heyecanlandı. Çocuklarımız da aileleri de tiyatroyu beğeniyle izlediler, tiyatro oyuncularıyla tanışıp sohbet ettiler tiyatro oyunculuğunun bir meslek olduğunu öğrendiler.’’ sözleriyle genç meslektaşlarından sanata ve kültüre özel önem vermelerini istedi.

Diyarbakır’ın Lice ilçesinden bir köy okuluyla ‘Ver Elini Kardeşim’ projesi geliştirdiklerini, bu proje kapsamında on dört öğrenci ve dört öğretmeni 23 Nisan’ı birlikte kutlamak üzere Karaşar’a davet ettiklerini söyleyen Aytül Öğretmen; misafirleri köylülerin ağırladıklarını, çocukların cinsiyetlerine göre hiç tanımadıkları bir akranlarıyla aynı evde kaldıklarını; bunun ise çocukların kendini tanımaları, kendilerini ifade edebilmeleri açısından olumlu olduğunu belirtiyor. Lice’den gelen ekibi köylülerin davul zurnayla karşıladığını; aynı ülkenin insanları olarak kardeşlik duygularının pekiştiğini de sözlerine ekliyor.

Çocukların yaparak ve yaşayarak öğrendiğini kaydeden Aytül Öğretmen; ‘’Çocukları mümkün olduğunca okulun ve köyün dışına çıkarmaya çalışıyorum. Çocuk bilgiyi kendisi merak ediyor ve  bilgiye kendisi ulaşıyor. Çocuğa fırsatlar sunmak gerektiğini düşünüyorum. Çocuk bir projenin içinde olunca ona anlam kazandırıyor. Bu sayede de daha iyi öğreniyor. Bizlere iyi bir öğretmen olmak için yol gösteren Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesinden hocalarıma teşekkür ediyorum.’’ sözleriyle sunumunu bitirdi.

öğretmen5

Öğretmen Örnek Olmaktır

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir köy okulunda öğretmenlik yapan Saliç Aktaş da üniversitemiz Eğitim Fakültesi mezunu. O da diğer meslektaşları gibi köy çocuklarına gönül vermiş bir öğretmen. Saliç Öğretmen köye ilk atandığında büyük umutlarla büyük hayallerle okuluna gittiğini, gördükleri karşısında adeta şok geçirdiğini söyledi. Siverek İlçesinde merkeze 45 kilometre uzaklıktaki Altınahır köyünde 24 kişilik birleştirilmiş sınıfta eğitim veren Saliç Öğretmenin öğrencileri için sosyal medya aracılığı başlattığı kampanyayı, öğrencilerinin çeşitli eksikliklerini nasıl tamamladığını bir de onun ağzından dinleyelim.

öğretmen6

İlk İş Yıpranmış Türk Bayrağını Değiştirdim

‘’Köye bir gittim yoklar var, varlar yok. Olması gereken hiçbir şey yok, buna öğrenciler de dahil. Çalışmak için başka yerlere gitmişlerdi, ortada yoktular. Okul kapanmanın eşiğindeydi, inanılmaz kötüydü, kalacak yer yoktu. Sınıf, tuvaletler pislik içindeydi, tavanlar yer yer çökmüştü. Tezek yakmam gereken sobanın bile kendine hayrı yoktu. İtiraf ediyorum bütün bunlar beni korkuttu. İlk defa kendimi aciz ve çok korkak hissettim. Ben bu okuldan kaçtım, evet kaçtım. Başka bir okula geçtim; ama bir gün arkama baktım, geride bıraktıklarımı düşündüm. Ben ne yaptım dedim. Hani ben cesurdum, güçlüydüm, inatçıydım, azimliydim dedim. Peki bu çocukları niye bırakıp gittim. Beynimi o çocuklara ne olacak sorusu kemirmeye başladı. Zaten gelen tüm öğretmenler gittiği için bu okul bu haldeydi. Birinin bu okulda durması ve bir şeyler yapması gerekiyordu.

İstanbul da yaşıyorsun, yıllardır okuyorsun, hazırlanıyorsun, hayallerin var. Ve atanıp buraya gelmişsin, karşında böyle bir manzara var. Bu çok ürkütücü bir şeydi. Ve bir yerden başlamak gerekiyordu. Tekrar köye gittim. Vazgeçmedim; çünkü ben Amasyalıyım, kararlıyım.

İki yol vardı önümde ya yöneticilere, kurumlara kızacaktım, her gün okula ağlayarak gidecektim ya da muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur, diyerek kolları sıvayacaktım. Ben ikinci yolu seçtim.

Neler yapabilir hangi imkanları kullanabilirim diye araştırdım sosyal medyayı kullanmaya karar verdim. İlk iş okuldaki yıpranmış Türk bayrağını değiştirdim.’’

öğretmen7

Yaptığımız Her Şey Çocuklara İyi Geldi

Öğretmenlik mesleğini çok sevdiğini öğrencilerinin mutluluğunu görünce daha çok mesleğine bağlandığını ifade eden Saliç Öğretmen, ‘’Öğrencilerim için ne yapacağım diye düşünürken sosyal medyadan arkadaşlarıma ulaşmaya karar verdim. Ulaştığım arkadaşlarım beni geri çevirmediler; hatta onlar da başkalarına ulaştılar. Önce öğrenciler için kışlık mont ve bot temin ettik, sonrasında sınıfımız için halı aldık, daha sonra kırtasiye malzemeleri aldık. Köyde sürekli kesilen elektrik nedeni ile sağlıklı ders işleyemiyorduk okulumuz için jeneratör aldık. Hatta okulumuzun su şebekesi olmadığı için bize hazır su veren hayırseverlerimiz bile oldu. Yani anlayacağınız bitirdiğimiz her eksiklik sonrası bir diğerini tamamladık. Sosyal medyadan yardımlarıma sürekli karşılık veren arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum; çünkü onların bağışları olmasaydı hiçbirini yapamazdık.'' diye konuştu.

Öğretmen örnek olmaktır, diyen Saliç Öğretmen öğrencilerine daha iyi örnek olmak için bisiklet sürmüş, saçlarını LÖSEV’e bağışlamış, öğrencileriyle ağaç dikip her gün bu ağaçlara kitap okumuşlar.

‘’Yaptığımız her şey çocuklarıma iyi geldi.’’ diyen Saliç Öğretmen ‘’Çocuklar sevgiyi öğrendiler. Doğa sevgisi, hayvan sevgisi, insan sevgisini kendim de yaparak yaşayarak onlara öğretmene çalıştım.’’ sözleriyle sunumunu bitirdi.

Programın oluşmasında büyük emekleri olan Doç. Dr. Mine Altunay Şam ve Yrd. Doç. Dr. Erkan Çer ve Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Kemal Polat, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kandemir ve Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Güneş  öğretmenlerimizi tebrik ederek çiçek takdim ettiler.

İyi Bir Eğitim Ancak İyi Bir Öğretmenle Olur

İyi bir eğitim ancak iyi bir öğretmenle mümkün olabileceğini söyleyen Doç. Dr. Emine Altunay Şam; ‘’Amacımız farklı ortamlarda meslekte fark yaratan öğretmenlerimizle mesleğe yeni atılacak olan geleceğin öğretmenlerini buluşturmaktı. Öğrencilerimin bu sunumların ardından bir köy okuluna daha şevkle daha heyecanla gideceklerini gözlerinden okudum. Güzel ve etkileyici sunumları için tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyorum.’’ dedi.

öğretmen8

 

 

Amasya Üniversitesi

Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü