Muharrem Ayı-Aşure Günü

Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu Aşçılık programı öğrencileri Uzman Kenan Pala danışmanlığında “Muharrem Ayı-Aşure Günü” münasebetiyle yapmış oldukları aşureyi üniversitemiz akademik, idari personelimiz ve öğrenci arkadaşlarına ikram ettiler.

aşure

Geleneklerimize Sahip Çıkıyoruz

Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Erdal Ünsalan “Aşçılık bölümümüz gerçekten çok aktif ve istihdam problemi yaşanmayan programlarımızdan bir tanesi. Dönem içerisinde pek çok ulusal ve uluslararası yarışmaya katılıyorlar ve mezuniyet öncesi kendilerini en iyi şekilde yetiştirmeye çalışıyorlar. Ülkemizin ve dünyanın farklı mutfaklarından lezzetleri de dönem içerisinde akademik ve idari personelimiz ve yine öğrenci arkadaşlarının beğenilerine sunuyorlar. Elbette ki aşçılık mesleği gelişen teknoloji ve lezzet anlayışları ile her geçen gün bir değişim ve dönüşüm yaşıyor. Ancak, kültürümüzün, kimliğimizin, kısacası dünden bugüne taşıdığımız özel günlerde özel anlamlar taşıyan tatların öğrenilmesi, kuşaktan kuşağa aktarılması ve canlı bir şekilde yaşatılması da oldukça önemli. Bu kapsamda üniversitemizde geleneksel hale gelen ve Muharrem ayı içerisinde yapılan aşure etkinliği de bu özel günlerden bir tanesi. Öğrencilerimiz bu günün gerek ruhunu gerekse dünden-bugüne taşınan bu değeri yaşatmak için kendi mutfağımızda bizzat kendileri tarafından yapılan aşureyi üniversitemizin akademik, idari personeline ve öğrenci arkadaşlarına ikram ederek bugünde bir farkındalık oluşturuyorlar” cümlelerini kaydetti.

aşure1

Aşure Sosyal Anlamda Birçok Mesaj İçermektedir

Aşçılık programı öğretim elemanlarımızdan Uzman Kenan Pala ise “Öğrencilerimize eğitim-öğretim yılı içerisinde pek çok pratik ve teorik eğitim veriyoruz. Bu derslerimizde dünya mutfaklarını, bölge mutfaklarını hem tanıtıyor hem de bizzat pratik olarak yapmalarını istiyoruz. Ancak milli ve manevi anlamı özel günlerde de özel tatlarımızın, mutfak sanatlarımızın olduğu gerçeğinden hareketle her yıl yaptığımız 'Muharrem Ayı-Aşure etkinliğini bizzat öğrencilerimizin aktif katılımıyla bu yıl da tekrarlamış olduk. Bu günler oldukça özel günlerdir. Aşure; buğday, kuru fasulye, nohut gibi taneliler, kuru incir, kuru üzüm ve benzeri kuruyemişlerin şekerle kaynatılmasıyla yapılan bir tür tatlıdır. Aslında içerisinde böylesine çeşit barındıran Aşure, sosyal anlamda da birlik-beraberlik ve farklılıkların zenginlik olduğu, bir kapta(toplum içerisinde) bir ve beraber bir lezzet oluşturduğu gibi faklı bir mesaj içermektedir.“ dedi.

aşure3

Birlik Beraberlik İçin En Büyük Görev Eğitimcilere Düşmektedir

Üniversitemiz Rektörü Prof.Dr. Metin Orbay ise öğrencilerimizin yıllardır gelenek haline getirdikleri Muharrem Ayı-Aşure etkinliğine katılımlarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İçerisinde bulunduğumuz ve İslam tarihinde önemli bir yere sahip olan Muharrem ayının onuncu günü geldiğinde kalbi iman dolu her müminin hüzün ve keder içerisine girdiğini belirten Orbay, bunun nedeninin ise Hz. Hüseyin ve ehli-beytten olan pek çok kişinin Kerbela çölünde şehadete ulaştığı gün olduğunu söyledi. Orbay; “Kerbela çölünde yaşanan bu acı; -mezhebi, meşrebi, kültürü, coğrafyası ne olursa olsun- tüm müminlerin ortak acısıdır. Bu nedenle, Kerbelayı doğru okumak, anlamak ve özellikle bugün önemli dersler çıkarmak zorunluluğu vardır. Çünkü Kerbeladan ayrılık değil çıkarılması gereken en önemli ders birlik beraberliktir. Ancak son dönemlerde özellikle hemen sınırlarımızın ötesinde yaşanan olaylar Kerbela'dan gerekli dersin çıkarılmadığını gösteren birer örnek olarak karşımızda durmaktadır. Bugün sınırlarımızın ötesinde benzer Kerbelalar yaşanmakta ve kardeşkanı akmaktadır. Bu gidişatta sorumluluğu dış güçlerde aramak kolaycılık olacaktır. Öncelikle kendimize çeki düzen vermeli, gençlerimizi milli-manevi ve ahlaki değerleri yüksek, analitik düşünen soran-sorgulayan, ulusal ve uluslararası düzeyde alan bilgisine sahip, proje odaklı çalışabilen, gelişime-değişime ve dönüşüme açık, liderlik özelliği taşıyan, dünyamızda meydana gelen alaları dışındaki olaylara da duyarlı sosyal bireyler olarak yetiştirmeliyiz Bu anlamada en büyük yükümlülük ise biz eğitimcilere düşmektedir. Bu vesileyle, bugüne kadar hak, hakikat, hürriyet, izzet ve şeref için can veren bütün şehitlerimizi rahmet, minnet, şükranla anıyoruz." ifadelerini kullandı.

Amasya Üniversitesi

Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü