CERN Çalışma Ziyareti

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezine (Conseil Européen pour la Recherche Nucléaire-CERN) Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Metin Orbay’ın da aralarında bulunduğu, devlet üniversitelerimizin fizikçi rektörleri-rektör yardımcıları ve fen bilimleri enstitü müdürleri tarafından çalışma ziyareti gerçekleştirildi.

CERN Çalışma Ziyareti 01

Fransa ve İsviçresınırında yer alan dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarı olan CERN, 1954 yılında 12 ülkenin katılımıyla kurulmuş, günümüzde ise 22 tam üyesi bulunmaktadır. Ülkemiz ise ortak (asosiye) üye olarak CERN çalışmalarına katılmaktadır. CERN'de aktif olarak yaklaşık 3 bin personel (fizikçi, matematikçi, mühendis, destek personeli…) çalışmakta ve bu araştırmacılar çeşitli kuramların araştırıldığı deney düzeneklerinin projelerini hazırlayan, yapımını sağlayan ve deneyleri yürüten deneysel fizikçiler ve mühendislerdir. CERN'in kendi personeline ek olarak dünyanın yüzden fazla ülkesinden yaklaşık 10 bin kadar bilim insanı CERN'de çalışmalarını sürdürmektedir.

CERN Çalışma Ziyareti 02

Çalışma ziyareti CERN Araştırma Direktörü Prof. Dr. Eckhard Elsen ve Uluslararası İlişkiler Birim Başkanı Prof. Dr. Cristoph Schafer’in CERN hakkında kuruluştan günümüze gelinen süreçte yapılan çalışmalar, ortaya çıkan sonuçlar ve geleceğe yönelik olarak yapılması planlanan çalışmalar hakkındaki sunum ile başladı. Ziyaret, Dr. Rolf Landau ilk hızlandırıcıların kurulum süreci ve gelinen son durumda hızlandırıcı teknolojisi ve mevcut kullanılan hızlandırıcılar hakkındaki sunumuyla sürdü. Ziyaretler CERN’in kalbi niteliğindeki ATLAS kontrol merkezi, yeraltındaki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) denilen parçacık hızlandırıcıların olduğu bölge ile devam etti.

 

Türk Akademisyenler CERN’de

CERN’de yapısal olarak tarım arazisinin yaklaşım 100 metre altında 27 kilometre uzunluğundaki dev makinalarda protonlar birbirleriyle çok yüksek hızlarda (ışık hızına yakın hızlarda) çarpıştırılmaktadır. Programın diğer kısmında ise süper mıknatısların üretim ve montaj atölyeleri görüldü. Ayrıca, CMS laboratuvarı da bu kapsamda ziyaret edildi. Genel değerlendirme toplantısında Prof. Dr. Eckhard Elsen “CERN çalışmalarda temel hedefimiz, evrenin başlangıcı ve dış sınırlarına ulaşmaya çalışıyoruz. CERN, 1954 yılında 12 Avrupa ülkesi tarafından ‘Barış için Bilim’ sloganıyla kuruldu. Şu anda yirmi iki üye onlarca farklı ülkeden binlerce bilim insanı CERN çalışmalarında yer alıyor. Bilim adamları teknoloji ile küresel olarak artık tek bir evren içinde çalışıyor. Buradaki temel hedefimiz yaptığımız bilimsel çalışmalarla dünyanın, teknolojinin ve ekonominin sürdürülebilir olmasını sağlama gayretidir. Türkiye, CERN’e 2015’te ortak üye oldu. CERN’de yürütülen ve atomun parçalanması veevrenin gelişimi üzerindeki en önemli araştırmalar olarak kabul edilen ATLAS ve CMS’de Türkiye’den önemli sayıda akademisyen bulunmaktadır. Bu sayının artması bizleri fazlasıyla memnun edecektir” dedi.

CERN çalışma ziyaretinde her bir birim sorumlusu; Büyük Hadron Çarpıştırıcı'nda bulunan dört büyük deney (ATLAS, CMS, ALICE ve LHCb), medyada çok yankı bulmuş olan Higgs parçacığının keşfi, ileri teknolojiyle geliştirilmiş deney düzenekleri, Güneş'teki karanlık maddenin doğasını anlamaya çalışan CAST deneyi, Uzaydaki kozmik olayları anlamaya çalışan AMS deneyi, bulut oluşumunda kozmik olayların etkisini araştıran CLOUD deneyi hakkında ayrıntılı bilgiler vererek iletişimden, sağlığa, eğitimden, tıp alanına uygulamaları hakkında örnek olaylar hakkında bilgi verdiler. 

CERN Çalışma Ziyareti 03 

CERN Bilim İnsanlarına En İleri Düzeyde Deney İmkânı Sunmaktadır

Ziyaret dönüşü genel bir değerlendirmede bulunan üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Metin Orbay “CERN araştırmaların ilk etapta görünen temel amacı maddenin yapısını ve maddeyi bir arada tutan kuvvetlerin doğasını anlama gayretidir. Bilim tarihine baktığımızda, bilim insanlarının en uzun soluklu sorusu “Evren ne zaman, nasıl oluşmuştur ve gelecekte ne olacaktır?” üzerine kurgulu sorular ön plana çıkmaktadır. Maddenin yapısını anlamak üzere yapılan tüm çabalar bugün CERN çatışı altında parçacık hızlandırıcıları aracılığı ile sürdürülmektedir. Parçacık hızlandırıcılarında en yüksek enerjilere ve çarpışma sayılarına erişmek, çarpışmalardan çıkan çok sayıdaki yeni parçacığı algılayabilmek, mevcut teknolojinin sınırlarını zorlamaktadır. Elbette ki CERN, temel bilim araştırmalarının yanında, yarının teknolojilerini geliştirmekte çok önemli roller üstlenmektedir. Süper iletken teknolojisinin CERN hızlandırıcılarında kullanılmasıyla birlikte yeni reaktörsistemlerinin geliştirilmesi, bilgisayar teknolojisi, tıp alanında teşhis-tedavi uygulamaları, yeni elementlerin bulunuşu en önde gelen araştırmalardan sadece birkaçına örnek olarak verilebilir. Dolayısıyla, CERN deneylerini sadece temel bilim araştırması olarak görmemek gerekir. Bu araştırmalar lazer fiziği, plazma fiziği, elektronik, telekomünikasyon, nano-bilim, malzeme bilimi, nükleer tıp ve radyoterapi, bilişim teknolojisi, savunma sanayi ve mühendisliğin çeşitli dallarındaki yeni gelişmelerin öncü lokomotifidir. Buna en bilindik örnek olarak dünyadaki bilgisayar iletişiminin kalbi olan World Wide Web (WWW), büyük ve dünyaya dağılmış iş birliği içinde çalışan parçacık fizikçilerinin hızlı ve kolay bir biçimde iletişimlerini kolaylaştırıp hızlandırmak amacıyla, CERN’de geliştirilen "HTML" adlı bilgisayar dili olmuştur. Benzer şekilde CERN araştırma merkezi, temel bilimin en ileri saflarında yeni bilgi üretmeye çalışan bilim adamlarına teknolojinin izin verdiği en ileri deneysel olanakları sunmaktadır. Dolayısı ile, bu tip araştırma merkezlerinde ülkemizden araştırmacıların olması ve çok iyi konumlarda olması bizleri ziyadesi ile memnun etmiştir. Elbette ki zaman içerisinde tam üyelik sürecine giden yolda umudumuz lisansüstü öğrenci sayımızın artması ve buradan elde edilecek veriler ışığında bilim ve teknoloji gelişmelerine ülkemizin de ortak olmasıdır.” dedi.

CERN Çalışma Ziyareti 04

Çalışma ziyareti ekibi, ziyaretinin koordinesini sağlayan ve lisansüstü çalışmalarını CERN’de gerçekleştiren Prof. Dr. Serkant Ali Çetin ve CERN’ün üst düzey yöneticilerine göstermiş oldukları ilgi ve yakınlığa teşekkür ederek, dünyanın en büyük laboratuvarında olmaktan ve çalışmaların gelmiş olduğu noktayı yerinde görmekten duydukları memnuniyeti dile getirdiler.

 

Amasya Üniversitesi

Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü