Nevruz Türklerin En Eski Bayramıdır

Baharın, bolluk ve bereketin müjdecisi Nevruz Bayramı’nı çeşitli etkinliklerle kutladık. Bu kutlamalar çerçevesinde Amasya Valiliği iş birliğiyle ‘Kültürümüzde Nevruz’ konulu bir de panel düzenlendi. İpekköy Yerleşkesi konferans salonunda düzenlenen panelde Rektör Yardımcımız ve Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Kemal Polat ve Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Yavuz konuşmacı olarak katıldı. Panelin başkanlığını ise Prof. Dr. Emine Altunay Şam üstlendi. Programa gençler ve personelimiz yoğun ilgi gösterdi.

Nevruz Mete Han’dan Beri Kutlanıyor

Panel Başkanı Prof. Dr. Altunay Şam, bayramların birlik ve beraberliğimizi pekiştirdiğini ifade ederek Nevruz Bayramı’nın Asya Hun İmparatoru Mete Han’dan beri tüm Türk dünyasında kutlandığını söyledi. Altunay Şam, Nevruz’un toprağın uyanış günü, yeni gün, uyanış, canlanma, kış bitti, coşku gibi adlarla kutlandığını söyleyerek sözü panelistlere bıraktı.

Nevruz Türklerin En Eski Bayramıdır 01

Nevruz Türklerin En Eski Bayramı

Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Yılmaz ‘Türk Tarihinde Nevruz’un Önemi’ başlıklı sunumunda Farsça bir kelime olan Nevruz’un yeni gün anlamına geldiğini, Çin kaynaklarına göre Türklerin 21 Mart’ta hazır yemeklerle kıra çıktıklarını ve bahar şenlikleri yaptıklarını söyledi.

Nevruz’un Eski Türklerden Selçuklulara; Osmanlı’dan, Türkiye Cumhuriyeti’ne bütün Türk devletlerinde kutlandığını söyleyen Dr. Yılmaz; Nevruz Bayramı’nın simgesi olan sarı, kırmızı, yeşil renklerin de Türklerin inanış ve geleneklerinde önemli yeri olduğunu ifade etti.

Sarı, kırmızı ve yeşil renklerin, köklerini en eski Türk inanışlarından alarak asırlar boyunca Türklerin dini, manevi ve giderek de milli hayatlarında yer tutmuş renkler olduğunu kaydeden Yılmaz; ‘’Bu renklerin üçünün birden Göktürkler zamanından başlayarak Türkler de beyler zümresinin rağbet ettiği üçlü olarak yer aldığı görülmüştür. Aynı üç rengin Büyük Selçuklulardan, Osmanlı Devleti’nin sonuna kadar devleti yönetenleri temsil eden sancak ve bayrak renkleri olarak kullanıldığı açıktır. Tıpkı Nevruz Bayramı gibi sarı, kırmızı ve yeşil renkler de bizim milli kültür değerlerimizdir. Nevruz’da yanan ateşin Nevruz güneşinin sıcaklığının, Türk milletinin kalbini ısıtmasını milli birlik ve beraberliğimiz en kuvvetli bağı olmasını, vatan bütünlüğünü bölünmez birliğini en güzel sembolü olmasını diliyorum.’’ dedi.

Nevruz Türklerin En Eski Bayramıdır 02

Nevruz Kutlamaları Türk Dünyasında Bir Ay Önceden Başlıyor

‘Türk Dünyasında Nevruz Kutlamaları’ başlıklı sunumunda Prof. Dr. Kemal Polat; Türk kültüründe Nevruz’un hem İslamiyet öncesi hem de İslamiyet sonrası kutlandığını söyledi.

Polat; ‘’İslamiyet öncesi kopuzlar eşliğinde şiirler söyleyerek, eğlenceler tertiplenerek kutlanan Nevruz doğayla barışma, günahlardan arınma günü olarak değerlendirilirken; İslamiyet sonrası ise Hz. Âdem ile Hz. Havva’nın buluştuğu gün, Hz. Adem’in çamurdan yaratıldığı gün Hz. Yusuf’un kuyudan çıkarıldığı gün, Hz. Nuh’un gemisinin karaya çıktığı gün gibi dini anlamlar yüklenerek İslam kültürü içine yerleşmiştir.  İslamiyet öncesinde Ergenekon’dan çıkış 21 Mart’a rastladığı için her sene bugünü kağan ve beyler önderliğinde örs üzerinde demir döverek ve çeşitli etkinlikler düzenleyerek kutlamak bir gelenek halin dönüşmüştür.’’ cümlelerini kaydetti.

Nevruz Türklerin En Eski Bayramıdır 03

Nevruz’un Türk dünyasında yıl başı ve bahar bayramı gibi iki fonksiyonu olduğunu söyleyen Polat, kendisinin de Kırgızistan’da uzun süre bulunduğunu ve Türk dünyasında Nevruz hazırlıklarının bir ay öncesinde başladığını söyledi.

Hazırlıklar aşamasında yolların temizlendiğini, tarların çakıllarının ayıklandığını kaydeden Polat; ‘’Evler boya badana yapılır; her yerde adeta yeniden canlanma yaşanır. 20 Mart’ta kurumlarda, okullarda, meydanlarda kutlamalar başlar. Salıncaklar kuruldur. Çeşitli yarışmalar yapılır ve yaşlılar bile bu yarışmalara büyük bir coşkuyla katılır. Ayrıca şehrin yöneticileri akşam saatlerinde evleri ziyaret ederek vatandaşların Nevruz Bayramını kutlar.’’dedi.

Nevruz’un Orta Asya’daki en büyük fonksiyonlarından birinin dini ve milli örf ve adetlerin geleneklerin ve göreneklerin unutulmasına önüne geçmek ve nesilden nesille geçmesini sağlamak olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Polat; Nevruz’un kardeşlik ve barış bayramı olduğunu da sözlerine ekledi.

Nevruz Türklerin En Eski Bayramıdır 04

Farklı bir programı vesilesiyle panelin son kısmına katılabilen Rektörümüz Orbay panelist ve başkana teşekkür ederek katılım belgesi takdim etti.

 

Amasya Üniversitesi

Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü