Bu Şehirde Güzel Şeyler Oluyor

Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Metin Orbay, Samsun Haberaks TV’de Burcu Düzgün İle Haberin Sesi Programına katılarak Amasya’daki ve üniversitemizdeki gelişmeleri anlattı.

söyleşi m

Sultan II. Beyazıt Külliyesi Yeniden Hizmete Açıldı

Geçtiğimiz günlerde Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un Amasya ziyaretine ve restorasyon işlemleri sonrası yeniden ziyarete açılan II. Beyazıt Külliyesine değinen Orbay; Amasya’nın tarihin hemen hemen her döneminde bilim, sanat, kültür merkezi olmuş bir uygarlık şehri olduğunu söyledi.

Amasya’nın bugün itibariyle bir açık hava müzesi olduğunu kaydeden Orbay; Amasya’yı yaklaşık bir milyon yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiğini belirtti.

Tarihi mirasın gelecek kuşaklara aktarılması için kurum ve kuruluşlara büyük görevler düştüğünü kaydeden Orbay; bu kurumlardan bir tanesinin de üniversiteler olduğunu ifade etti.

Amasya’nın kültürel mirasının korunmasında üniversitemize büyük sorumluluk düştüğünü ifade eden Orbay; ‘’Amasya, Osmanlı’dan Selçuklu’ya ve daha farklı medeniyetlere beşiklik etmiş bir şehirdir. Millî mücadelede toparlanmanın, cumhuriyetin hamurun yoğrulduğu yer yine Amasya’dır. Şehirde bir fotoğraf çektiğinizde aynı karede birçok medeniyetin izlerini görmeniz mümkündür. Bu izlerden birisi de Sultan II. Beyazıt Külliyesidir. Külliyenin üç yıldır Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve Kültür ve Turizm Bakanlığının titiz çalışmalarıyla süren restorasyonunda sona gelindi. Külliye, Kültür ve Turizm Bakanımızın katılımıyla yeniden ziyarete açıldı.

Kültür ve turizm bağlamında Amasya’da güzel gelişmeler oluyor; tabi bu gelişmeler Bakanlığımızın da dikkatini çekiyor. Bakanımız iki günlük bir ziyaret çerçevesinde bu gelişmeleri yerinde görme fırsatı buldu. Amasya’da turizm sektörüne yatırım yapmış, gönlünü kültür turizmine, inanç turizmine, kaplıca turizmine vermiş yatırımcılarla bir toplantı gerçekleştirdi. Ve bu toplantıda yatırımcıların problemlerini, beklentilerini, önerilerini, eleştirilerini bizzat kendilerinden dinledi. Bakan, Amasya’nın özellikle kültür turizminde uluslararası boyutta ön plana çıkarılması gerektiğini kaydetti.’’ dedi.

Üniversitemize Yerleşen Öğrencilerin Yüzde 85’i İl Dışından Geliyor

Amasya turizm istatistiklerine bakıldığında ziyaretçi sayısının her geçen gün arttığını kaydeden Orbay; üniversitemizin de şehrin tanıtımına büyük katkıları olduğunu söyledi.

Orbay şöyle devam etti:

‘’2018 yılı içerisinde üniversitemize yerleşen öğrencilerin yüzde 85’i il dışından geliyor; dolayısıyla öğrencilerimizin eğitim ve mezuniyet sonrası hem şehirle hem de üniversiteyle ilgili edinmiş oldukları pozitif izlenim şehrin tanıtımına büyük katkı sağlıyor.

Gastronomi turizmi de artık çok önemli; biz de bu bağlamda Aşçılık programımız vasıtasıyla şehzade yemeklerini, Amasya’ya özgü tatları tanıtmaya çalışıyoruz. Üniversitemiz çatısı altında yapılan etkinliklerde, AB projelerinde bu program öğrencilerimiz tarafından hazırlanan yemekleri misafirlerimize sunuyoruz.

Yine bu bağlamda Sokak Lezzetleri Festivali düzenliyoruz ve buraya Türkiye çapında tanınan gurmeleri davet ediyoruz. Bu vesileyle şehrin tanıtımına da önemli bir katkı sağlanıyor. Bu yıl festivalin dördüncüsünü yapacağız.

Amasya’da her geçen gün butik otel sayısında da artış oluyor.  Bu da bizim önemli sempozyum, kongreleri Amasya da yapma gayretlerimize önemli katkı sağlıyor. Bu yıl içerisinde de pek çok ulusal ve uluslararası sempozyuma, kongreye ev sahipliği yapacağız.

Üniversitemiz çatısı altındaki tüm sempozyumlar, çalıştaylar, kongreler valiliğimiz, belediyemiz ve tüm sivil toplum örgütleri tarafından açık bir şekilde desteklenmektedir. Sempozyumlarda genellikle güncel konuları işliyoruz. Daha önce savaş olgusunu anlatan ve savaşın kaçınılmaz sonucu olan göç olgusunu işlediğimiz birer uluslararası sempozyum yapmıştık. Geçtiğimiz günlerde de ekonomi, toplum ve kültür üzerine bir sempozyum yaptık. Buradaki temel hedefimiz şuydu; ülkelerin gayrisafi milli hasılaları her geçen gün artıyor. Bu ekonomik büyüme kültürel anlamda sanat anlamında topluma nasıl yansıyor, ekonomik büyüme ile kültürel büyüme eş değer mi gidiyor, bu ve benzeri konular bilimsel bir platformda tartışıldı.

Üniversitemiz çatısı altında öğrencilerimizin uygulamalı eğitim almalarını önemsiyoruz. Teorik eğitimin yanı sıra sahanın ne beklediğini bilmek de önem arz ediyor. Bu bağlamda sıklıkla sahadaki önemli kurum ve kuruluşlara, işletmelere teknik geziler düzenliyoruz. Yine üniversitemiz çatısı altında öğrencilerimizin kendi ilgi alanları ve eğitimleriyle ilgili katılabilecekleri pek çok bilimsel, kültürel, sanatsal sportif etkinlik de düzenliyoruz. Bu anlamda öğrenci kulüplerimiz çok aktif çalışıyor.

İŞKUR ile çalışmalarımız var. İŞKUR’un üniversite öğrencilerini kapsayan Toplum Yararına Programlar projesini geçtiğimiz günlerde bir toplantı yaparak gençlerimize anlattık. Bu projeyle üniversite öğrencileri haziran, temmuz, ağustos ve eylül aylarında doğanın korunması, kültürel mirasın korunması, kütüphanelerin bakım ve düzeni, kamu kurumlarının kültürel ve sosyal hizmetlerinin desteklenmesi gibi programlarda çalışabiliyorlar.  Gençler çalışmaları karşılığında asgari ücret üzerinden hesaplanan bir ücret de alabilecekler. Buradaki amaç öğrencilerin mezuniyet öncesi iş tecrübelerinin artırılması.

Üniversitemizin akademik kadroları da her geçen gün gelişiyor. Şehirle bütünleşmiş bir üniversitemiz var. Laboratuvarlarımızın altyapıları her geçen gün destekleniyor ve daha iyi bir noktaya geliyor.

Öğrencilerimizin, personelimizin üniversite yönetimine ulaşım kanallarını hep açık tutuyoruz. Eleştiriye de her zaman açığız, sosyal medya üzerinden özellikle gençlerimiz her an bize ulaşabiliyorlar.’’

Aileler Gönül Rahatlığıyla Evlatlarını Bu Şehre Gönderebilirler

Yabancı uyruklu öğrencilerimize de değinen Orbay yirmi iki farklı ülkeden öğrencimiz olduğunu ve öğrencilerimize kendilerini evlerindeymiş gibi hissettirmek için her türlü imkânı sağladıklarını kaydetti. Öğrenci sayısından ziyade ülke çeşitliliğini önemsediklerini kaydeden Orbay; yabancı uyruklu öğrencilerin ülkemizin gönüllü eğitim elçileri olduklarını ifade etti.

Şehir-üniversite ilişkisine de değinen Orbay, Amasya’nın bir huzur şehri olduğunu ve ulaşımla, güvenlikle ilgili hiçbir problemi olmadığını, ailelerin gönül rahatlığıyla evlatlarını bu şehre gönderebileceklerini ifade etti.

‘Marka Şehrin Marka Üniversitesi’ parolasıyla çalıştıklarını kaydeden Orbay; Orta Karadeniz Kalkınma Ajansına (OKA) dahil şehirler olan Çorum, Samsun, Tokat ve Amasya içinde nüfusu en az olan fakat en çok proje üreten şehrin de Amasya olduğunu söyledi.

Orbay; ‘’Biz, valiliğimizle, belediyemizle, tüm sivil toplum örgütlerimizle beraber bu şehrin ekonomik anlamda büyümesi, kültürel mirasının korunması noktasında el birliğiyle, gönül birliğiyle çalışıyoruz. Ve şunu söylüyoruz ‘Bu şehirde güzel şeyler oluyor’. Üniversite olarak da kendimize belirlediğimiz parola ‘Hep Birlikte Daha İleriye’. Burada öğrencisiyle, akademik ve idari personeliyle, işçisiyle, rektörüyle, dekanıyla, şehrin tüm paydaşlarıyla birlikte daha iyi bir şehir ve daha iyi bir üniversite olmak hedefine doğru koşuyoruz.’’ cümlelerini kaydetti.

Üniversiteye giriş sınavlarına da kısa bir zaman kaldığını belirten Orbay; ‘’Gençlerimiz kadar alileri de heyecanlı. Tüm öğrencilerimizi ve velilerimizi saygıyla selamlıyorum. Önümüzdeki aylarda yapılacak olan sınavlarda kendilerine başarılar diliyorum. Gönül rahatlığıyla Amasya Üniversitesini tercih etmelerini tavsiye ediyorum; zira biz tüm unsurlarımızla onların iyi bir eğitim alması için çalışıyoruz.’’ cümleleriyle sınava hazırlanan öğrencilere de mesajını iletti.

 

Amasya Üniversitesi

Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü