Amasya Genelgesi Bir Dönüm Noktasıdır

12-22 Haziran tarihleri arasında yapılan Uluslararası Amasya Atatürk Kültür ve Sanat Festivali kapsamında ve Amasya Tamiminin imzalanmasının 100. yıl dönümü anısına düzenlenen konferansta Prof. Dr. Önder Duman ‘Amasya Genelgesi ve Millî Mücadele’ konulu bir konuşma yaptı. Saraydüzü Kışla Binasında yapılan programa İlimiz Valisi Dr. Osman Varol, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Nihat Ergün, Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı, kamu kurum ve kuruluş amirleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı.

 IMG_4486

Millî Mücadelenin ve Amasya Tamiminin 100. yılı dolayısıyla katılımın oldukça yoğun olduğu programda konuşan Prof. Dr. Önder Duman; Amasyalıların Millî Mücadeleye verdikleri destekten dolayı Mustafa Kemal Paşa’nın ruhunda ve zihninde çok ciddi değerleri olduğunu ve bunu her ortamda da ifade ettiğini belirtti.

Amasya Genelgesi Bir Dönüm Noktasıdır

Prof. Dr. Önder Duman’ın konuşmasının detayları ise şöyle:

‘’Türk tarihinde çok önemli dönemli dönüm noktaları vardır. Çok geriye gitmeye gerek yok, Çanakkale 18 Mart Deniz Savaşı, akabindeki kara savaşları Türk tarihi için dönüm noktalarıdır. 19 Mayıs 1919 Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı, Havza Genelgesi ve Amasya Genelgesi tarihi dönüm noktalarımızdan en dikkat çekenleridir.

Amasya Genelgesi, bizim kurtuluştan kuruluşa Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulmasında bir dönüm noktasıdır. Bir anlamda yürütülecek olan o eşsiz mücadelenin parolasının ve stratejisinin belirlendiği belgedir. Bunda asla şüphe yoktur. Milletin istikbalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır, ifadesi Türk millî mücadelesinin belki de en güzel ifadesidir.

Geldikleri Gibi Giderler!

30 Ekim 1918 Osmanlı Devleti açısından bir dönüm noktasıdır. Bu tarihte bir mütareke metni imzalanmıştır. Mütareke metinleri aslında ateşkes metinleridir; fakat Mondros Mütarekesi ise deyim yerindeyse yenilenin altta kaldığı, canının çıktığı, ağır koşullar içeren bir barış antlaşmasıdır. Bu antlaşmaya dayanarak Osmanlının başkenti işgal edilmiş, bu yetmemiş Güney’de Urfa, Antep, Maraş, Adana’da önce İngiliz sonra Fransız işgali, Antalya ve çevresinde İtalyan işgali başlamıştır. 9 Mart 1919’da ise İngilizler tarafından Samsun işgale uğramıştır. Hatta İngiliz birlikleri 400 İngiliz askeri -çoğu Hintli olmak üzere- Merzifon Amerikan Kolejine kadar gelmişlerdir. Dolayısıyla bu dönem Osmanlı devleti açısından bir dönüm noktasıdır.

Peki bu dönüm noktasında Mustafa Kemal nerede?

Mustafa Kemal, Mondros Mütarekesinin imzalandığı gün bir Alman subayının yerine Yıldırım Orduları Grup Komutanlığına atanır. Ancak Osmanlı Genelkurmayı mütareke maddeleri gereğince kendisinden İstanbul’a dönmesini ister. Apar topar Adana’dan yola çıkar ve 13 Kasım’da İstanbul’un işgal edildiği gün Mustafa Kemal İstanbul’dadır.

Haydarpaşa Tren Garından iner ve Boğaz’da gördüğü manzara şudur. İtilaf donanması Boğaz’dadır. Ve o sırada Mustafa Kemal’in yanında yaveri Cevat Abbas vardır. Onun hatıralarına baktığımızda Mustafa Kemal’in ağzından şu ifade dökülür: ‘Geldikleri gibi giderler.’

IMG_4516

Millî Mücadelenin Ana Çekirdek Kadrosu İstanbul’da Şekillendi

Falih Rıfkı Atay’ın Mustafa Kemal’in Mütareke Günleri adıyla kaleme aldığı anılarında Mustafa Kemal Paşa’nın 13 Kasım 1918 ile 16 Mayıs 1919 arasındaki altı aylık İstanbul döneminde ne yaptığını okuma şansına sahip oluyoruz.

Mustafa Kemal İstanbul’a döndüğünde kafasındaki çözüm İstanbul merkezlidir. Tevfik Paşa Hükümeti kurulmadan önce kendisinin de harbiye nazırı olarak görev yapabileceği milli bir kabine kurulması için çalışmalar yapacaktır. Tanıdığı mebuslarla görüşerek Tevfik Paşa hükümetini güven oyu almaması için çalışır ama başarılı olamaz, hükümet kurulur.

Mücadelesinden vazgeçmez ve yakın arkadaşı Ali Fethi Bey ile bir gazete çıkarırlar. 52 sayı çıkan Minber gazetesinde takma isimle yazılar da yazmıştır. Mustafa Kemal’in gazetecilik yönü de burada başalar. Bu yazılarda yavaş yavaş milli mücadelenin ilk kıvılcımına dair bazı emareler görme şansına sahibiz.

O sıralar kendisi gibi İstanbul’a davet edilen birçok subay var, bu subayların aralarında arkadaşları da vardır. Birinci Dünya Savaşı’nda birlikte görev yaptığı arkadaşları Ali Fuat Bey, Rauf Bey, İsmet Bey, Refet Bey, Kazım Karabekir gibi milli mücadelenin ana çekirdek kadrosunun o sıralarda İstanbul’da olduğunu görürüz. Mustafa Kemal’in Şişli’de kiraladığı bir evde toplantılar yaparlar. 

Mustafa Kemal Neden Yoluna Anadolu’da Devam Etti?

Şubat 1919 Mustafa Kemal açısından çok kritik bir tarihtir. Yakın arkadaşı Ali Fethi Bey İngilizlerin baskısıyla tutuklanır. Tutuklama gerekçesi Birinci Dünya Savaşı’nda sözüm ona Ermeni kırımında görev aldıkları veya İngiliz esirlerine kötü muamele edildiği gerekçesidir. Osmanlı ordusunda görev alan bazı subaylar ve mülki amirler de tutuklanmaya başlanır.

Mustafa Kemal bu dönemde tutuklanmamıştır, muhtemelen tutuklanacaktır ama listenin sonlarındadır. Bunun sebebi de şudur. Mustafa Kemal’in Balkan Savaşı günlerinde Ali Fethi Bey ile birlikte İttihat ve Terakki içinde önemli görevler aldığını biliyoruz. Mustafa Kemal ve Ali Fethi Bey, 1909 yılında İttihat ve Terakki içinde Enver Paşa ile çatışırlar. Çatışmanın sebebi biz yolumuza asker olarak mı sivil olarak mı devam edeceğiz, tartışmasıdır. Mustafa Kemal ve arkadaşları tercih yapmak durumundadır. Askersek asker kalacağız, siyasetçiysek üniformamızı çıkarıp Meclis’e gideceğiz, düşüncesindedirler. Buna Enver Paşa karşı çıkar. O, biz askeriz hem de ülkeyi yöneteceğiz, der. Bu noktada Mustafa Kemal ile Enver Paşa’nın yolları ayrılır. Dolayısıyla İttihat ve Terakki ile organik bir ilişkisi kalmamıştır. Belki de listenin sonlarında olmasının sebebi budur.

Mustafa Kemal tutuklanma sıranın kendisine de geleceğini ve İstanbul’da yapacak bir şey kalmadığını düşünerek yoluna Anadolu’dan devam etme kararı alır. İsmet Bey ile fikir alışverişinde bulunmaya başlar. O sıralarda yakın arkadaşı Ali Fuat Paşa 20. Kolordu’nun başına tayin edilir. Ali Fuat, İstanbul’dan ayrılırken Mustafa Kemal, kendisine ‘Kolordun ve çevrene hâkim ol, etrafına güven ver ve hiçbir şekilde silah ve cephaneni teslim etme’ diyerek aslında bir anlamda Amasya’da yapacakları hareketin, alacakları kararların altyapısını kurar.

Bu dönemde 19 Mayıs’ta Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkmasına yardım eden Osmanlı Genel Kurmayında bir kurmay aklını da olduğunu görmekteyiz. Bunlardan biri dönemin Genelkurmay Başkanı Feyzi Paşa’dır. Bir diğeri Feyzi Paşa’dan görevi devralan Cevat Paşa’dır. Bir diğeri Harbiye Nazırı Şakir Paşa’nın kurmay başkanı olan Kazım Paşa (Kazım İnanç)’dır.

IMG_4534 (1)

Mustafa Kemal Paşa Samsun’a Nasıl Çıktı? 

Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkmasına delalet eden olay Samsun ve çevresindeki bazı asayiş olaylarıdır. Amasya da bu bölgenin içinde yer alır. Sözüm ona İngilizler Osmanlı Hükümetine bir nota verirler. Notaya göre Samsun ve çevresinde Türk çeteleri Rum köylerini basmakta, Rumları katletmekte dolayısıyla bölgede bir asayiş sorunu vardır. Eğer Osmanlı hükümeti burada bir tedbir almazsa mütarekenin 7. maddesi işletilecektir. Bu maddenin işletilmesi fiili işgalin resmi işgale dönüşmesidir.

Bu nokta da Osmanlı hükümeti apar topar Samsun ve çevresinde sorunu çözmek için çalışmalar yapar. Mustafa Kemal’in bu dönemde Damat Ferit Paşa hükümetinde görev alan Dahiliye Nazırı Mehmet Ali Bey ile tanışıklığının çok önemli etkisi olduğunu görmekteyiz. Mehmet Ali Bey, bölgeye gönderilecek güvenilir bir subaya ihtiyaç duymaktadır ve İttihatçılarla arası açık olan bir kişinin bu bölgeye görevlendirilmesinin yapılacağı fikri yerindedir. Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak bölgeye görevlendirilir.

Burada önemli bir ayrıntı vardır. Sadrazam Damat Ferit Paşa Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa’dan, İstanbul’a gelecek olan General Carter’ı karşılamasını ister Fevzi Paşa’da bu karşılamayı yapmamak için hasta olduğu bahanesiyle rapor alır. Yerine ise Kazım Paşa vekalet eder. Mustafa Kemal, Kazım Paşa ile görüşerek 9. Ordu Müfettişi olarak görevlendirme metnini kendisine dikte eder ve Kazım Paşa da kaleme alır. Mustafa Kemal’in görevlendirme metnine baktığımızda oldukça geniş bir bölgede oldukça geniş yetkilerle görevlendirildiğini görürüz.

Bu bölgeler Canik Sancağı, Trabzon, Erzurum, Sivas, Van vilayetleridir. Mustafa Kemal bu bölgelerdeki askerî erkana ve mülki amirlere direkt emir verme yetkisine sahiptir. Görevlendirmede, bu bölgeye komşu Ankara, Kastamonu, Kayseri, Diyarbakır, Bitlis, Elâzığ vilayet ve sancaklarının da mülki ve askeri amirleri de Mustafa Kemal’in verdiği emirleri dikkate alacaklarıdır, der.

Bu görevlendirmeye göre Mustafa Kemal Anadolu’nun yarısına yakın bir bölgede müfettişlik yetkilerine sahiptir. Bu geniş yetkileri Osmanlı genelkurmayında kendisiyle hem fikir olan kişiler vasıtasıyla alınmıştır.

Mustafa Kemal’e verilen Yetkiler Damat Ferit Paşa’ya Nasıl İmzalatıldı?

Bu geniş yetkilerin Damat Ferit Paşa’ya nasıl imzalatıldığını da Falih Rıfkı hatıralarında şöyle anlatıyor. Bir akşam Kazım Paşa, bu belgeyi diğer evrakın arasına karıştırır ve Sadrazam Damat Ferit Paşa’ya imzalatır. Böylelikle Mustafa Kemal Paşa oldukça geniş bir bölgede geniş yetkilerle Samsun’a çıkmak üzere çalışmalara başlar.

Mustafa Kemal Paşa ve Arkadaşları Bir Planı Uygulamışlardır

1918-1919 mütareke dönemindeki altı aylık dönemde Mustafa Kemal ve arkadaşları oturup plan yapmışlar, bu planı çalışmışlar ve planı da kademe kadem uygulamışlardır.

Bu plana göre; Ali Fuat Paşa Ankara’daki 20. Kolordu Komutanlığına getirilmiş, Rauf Bey, Batı Anadolu’da Kuva-i Milliye için çalışmalar başlamış, diğer tarafta da Mustafa Kemal Paşa müfettişlik yetkisiyle Samsun’a doğru hareket etmiştir. Millî mücadelemiz, Kurtuluş Savaşımızın ve Amasya Genelgesinin tarihi arka planında İstanbul’daki bu faaliyetler vardır. Bunu net olarak tespit etmek gerekir. 

Mustafa Kemal 18 Mayıs’ta Sinop’a inip oradan karayoluyla Samsun’a devam etmek ister ama bölgede Birinci Dünya Savaşı’ndan beri devam etmekte olan Pontus çeteleri vardır ve bölge güvenli değildir. Dolayısıyla 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkar, altı gün burada kalır, sonra Havza’ya çekilir. Burada bir genelge yayınlar. İzmir’in işgaline dair ilk ciddi protestolar burada başlar ve 12 Haziran’da Amasya’ya gelir.

Mustafa Kemal Paşa Amasya Genelgesindeki imzasıyla bu hareketin lideri konumuna gelmiştir. Ali Fuat Paşa buradadır. Rauf Bey buradadır. 3. Kolordu Komutanı Refet Bey buradadır. Diğer taraftan da Kazım Karabekir’e de bilgi verilmiştir.

Amasyalılar Mustafa Kemal’i Bağırlarına Bastılar

Mustafa Kemal Amasyalıların çok fazla ilgisine mazhar oldu, Amasyalılar Mustafa Kemal’i adeta bağırlarına bastılar. Mustafa Kemal bunu her ortamda dile getirdi. Sancak İlk Genel Meclis Başkanı Hacı Hafız Tevfik Efendi, Vaiz Abdurrahman Kâmil Efendi olmak üzere pek çok kişi Mustafa Kemal’e çok ciddi yardımlarda bulundular. Hatta Millî Mücadelenin ilk maddi yardımı olan parayı Abdurrahman Kâmil Efendi Mustafa Kemal’e takdim etmiştir. Mustafa Kemal’in ruhunda ve zihninde Amasya ve Amasyalıların çok ciddi değeri vardır ve bunu her ortamda ifade etmekten de geri durmamıştır.

Ben de bu hareketin lideri olan Mustafa Kemal’i, arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi, katkı sağlayan Amasyalıları huzurlarınızda yad ediyorum, ruhları şad olsun.’’ 

Program sonunda katkılarından dolayı Vali Dr. Osman Varol, Prof. Dr. Önder Duman’a çiçek takdim ederken, Rektörümüz Prof. Dr. Süleyman Elmacı da Duman’a fidan dikme sertifikası takdim etti.

 

Amasya Üniversitesi

Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü