Abdallık Geleneğine Sahip Çıkmalıyız

Fen-Edebiyat Fakültesi organizasyonuyla İpekköy Yerleşkesi konferans salonunda ‘Abdallık Geleneği ve Neşet Ertaş’ başlıklı bir program gerçekleştirildi. Ahi Evran Üniversitesinden Prof. Dr. Salahaddin Bekki söyleşisiyle, Kırşehirli Abdal Vedat Öz programa ezgileriyle katıldı.

aşık

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kemal Polat, Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Fatih Köksal'ın da katıldığı programa personelimiz, öğrenciler ve Amasyalı vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.

Ülkemizin dört bir köşesinden halk ozanlarını, aşıkları, abdalları anarak onların şiirlerinden, deyişlerinden kesitler okuyarak konuşmasına başlayan Prof. Dr. Salahaddin Bekki; Anadolu’nun bir abdallar diyarı olduğunu söyledi.

Abdallık geleneğini tanımlayan Dr. Bekki, müziği hayat felsefesi haline getirmiş, geçimini müzikten kazanan, doğal bir konservatuvar ortamında usta çırak ilişkisi içerisinde kendisini yetiştiren ve ağırlıklı olarak düğünlerde sanatını icra eden kişilere abdal dendiğini dile getirdi.

Abdalların en büyük özelliğinin büyük ustaların yazıp bıraktığı şiirleri besteleyip onlara hayat veren, onların ömrünü uzatan kişiler olduğunu belirten Bekki; bu kişilerin başında da Muharrem Ertaş’ın oğlu Neşet Ertaş'ın geldiğini söyledi. Babası Muharrem Ertaş’tan etkilenen Neşet Ertaş’ın yedi yaşından itibaren babasıyla beraber düğünlere gidip babasından hem insanlığı öğrendiğini hem de abdallık geleneğin icatlarını öğrendiğini kaydetti.

aşık2

Neşet Ertaş’ın babasıyla köy köy gezmekten okumayı yazmayı sonradan öğrendiğini söyleyen Bekki; ‘’Büyük Usta Neşet Ertaş’ın yaradılışından gelen bir dehası, müzik kulağı vardır. Saatlerce çalma yeteneği vardır. Gece gündüz çalışan didinen, bir şeyler üretmek isteyen bir sanatkarla karşı karşıyayız. Ve bu sanatkâr UNESCO yaşayan insan hazineleri programına dahil ediliyor.’’ dedi.

Neşet Ertaş’ın hayatının yoksulluk ve gariplik içerisinde geçtiğini söyleyen Bekki, ‘’Aslında günümüzdeki abdalların durumu da bundan farklı değil. Programa çıkabiliyorlarsa kazanabiliyorlar, yoksa yapabilecekleri başka bir meslekleri olmadığından kanaat getirip sabrediyorlar. Sosyolojik olarak baktığımızda abdallık geleneğini sürdürecek toplulukların dağılmaya başladığını görüyoruz. Bu geleneğin taşıyıcısı olmaktan vazgeçip başka mesleklere yönelmek zorunda kalıyorlar. Bir kültürün geleneğin devam edebilmesi için bizim kanlı canlı abdallara ihtiyacımız var. Yoksa ilerde hepimiz elektronik ortama aktarılmış türküleri dinleyeceğiz, canlı kalmış sanatçı nasıl olur bunu görmeyeceğiz. Ve bugün Türkiye’nin içerisine girdiği durum gibi Diyarbakır’daki bir düğün salonunda da Edirne’deki bir düğün salonunda aynı havalarla aynı figürlerle düğünlerimizi yapacağız. Bu tekdüzeliği getirir. Bu bizi kültürel anlamda kısırlaştırır, perişan eder. O yüzden abdallık geleneğine de diğer yöresel müziklere de sahip çıkılması gerekiyor.’’ cümlelerini sunumunu noktaladı.

Kırşehirli Abdal Vedat Öz ülkemizin dört bir köşesinden aşıkların ve Büyük Usta Neşet Ertaş’ın eserlerini program boyunca seslendirdi.

Program sonunda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kemal Polat, Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Fatih Köksal, konuklara katkılarından dolayı teşekkür ederek Prof. Dr. Salahaddin Bekki ve Abdal Vedat Öz adına toprakla buluşturulan fidanların koordinatlarının yer aldığı sertifikaları kendilerine takdim ettiler.

Amasya Üniversitesi

Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü